Hicretin 9. Yılında cömertliği ile meşhur Hatem-i Tai’nin kabilesinin Yemen’de bulunan puthanesini ve Füls isimli büyük putunu yıkmak üzere Efendimiz, Hz. Ali’yi ve beraberinde bir kuvveti gönderir.

Hatem-i Tai’nin vefatı sonrası yerine geçen Kabile reisi Adiyy b. Hâtem kaçar ancak kız kardeşi zeki ve feraset sahibi olan Saffâne esir alınarak Medineye getirilir.
Efendimizi gördüğü bir esnada hürriyetine kavuşmak için Efendimize: “Yüksek affına, merhamet ve şefkatine sığınıyorum!”

“Ya Resulellah! Ben, aileleri koruyan, esirlerin esaret bağlarını çözen, açları doyuran, çıplakları giydiren, misafirleri ağırlayan, yemekler yediren, selamlaşmayı yayan Hatem-i Tai’nin kızıyım!”

Efendimiz:
“Ey kadın! Bu saydıklarım, gerçekten Müminlerin sıfatlarıdır! Keşke baban Müslüman olsaydı da onu rahmetle ansaydık.”

Bu hadise bizlere İslamın güzelliğini ve Müslümanların bazı vasıflarını ifade ederken
(iman etmediği halde-insanlık için büyük buluşları olan, iyilik için çalışanların durumu vb) günümüz bazı söylemlerine de cevap niteliğindedir.

Written by İdris YAVUZYİĞİT

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.