15 Temmuz Bir Diriliş Destanı

15 TEMMUZ DİRİLİŞ DESTANIDIR 

Mithat Cemal KUNTAY şiirinde derki; 

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa; Vatandır.”  

Bu necip millet, “Vatan sevgisi imandandır” esasıyla hareket ederek “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.”  (Âl-i İmrân; 139) ayetinden güç alarak ve 

وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌ بَلْ اَحْيَاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ 

Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Bakara 154) ayetini sertac edinerek  

  • Canını dişine takmış,  
  • İmanından aldığı güç ve kuvvetle,  
  • Etten ve kemikten kale kurmak suretiyle,  
  • Anadolu’nun kapılarını İslam’a açmış,  
  • İstanbul’u fethederek çağlara meydan okumuş,  
  • Avrupa’ya medeniyet götürmüş,  
  • Çanakkale geçilmez dedirtmiş ve 
  • en son 15 Temmuz’da hain Darbe karşısında Milletçe kenetlenerek Adını tarihe altın harflerle kazıtmıştır. 

Vatan namustur, şereftir, izzet ve onurdur. Hz. Ali: “Şahsına fenalık yapanı affet. Fakat vatanınıza ve milletinize fenalık edeni asla affetmeyin.” (Bilal Eren, Güzel Sözler Antolojisi, 22) sözüyle bizleri aydınlatmıştır. 

Değerli kardeşim! 

Bu vatan senin, bu devlet senin, bu millet senin, bu bayrak senin.  

Eğer sen sahip çıkarsan sen vatansız, devletsiz, milletsiz, bayraksız, Kur’an’sız, ezansız kalmayacaksın.  

“Hiçbir güç Allah aşkı ve vatan sevgisiyle dolu yüreklerden daha üstün olamaz.”  

Gelin! Bir olalım, İri olalım, Diri olalım, Gür olalım.” Çağrısına icabet eden Milletimizin evlatları, Merhum Vatan ve İstiklal Şairimiz Akif’in “Tükürün milleti alçakça vuran darbelere / Tükürün onlara alkış tutan kahpelere” dediği gibi vatana ihanet karşısında şaha kalkmış, Yunus Emre’den, Mevlana’dan, Hacı Bektaş’tan, Hacı Bayram Veli’den, Pir Sultan Abdal’dan, Kocasinan’dan beslenen bu toprağın evlatları, şanlı tarihinde birçok defa şahit olduğu gibi zalimlere karşı dur diyerek, 15 Temmuz gecesinde tarihe bu milletin ve vatanın bölünemeyeceğine dair bir kez daha not düşmüştür: 

“Bu Millet eğilmez, Vatan bölünmez.” 

Vatan olmaksızın millet, millet olmaksızın da devlet olamaz. Bir milletin varlığı, vatanın varlığına, aynı zamanda hür ve bağımsız olmasına bağlıdır. BUNU SAĞLAYACAK OLAN “MİLLİ ŞUUR”DUR. 

Bu cennet Vatanın birer evlatları olarak bizler vatanımızı korumak, vatanımıza namahrem eli değmemesi için gayret etmekle mükellefiz.  

Bu vatan, nice şehit kanlarıyla sulanarak, Nice analar evlatsız, nice bebeler babasız kalarak şu gök kubbe altında bize emanet bırakılmıştır.  

Medeniyetimizin ve geleceğimizin göstergesi,  

Vatan toprağımızın her karışının paha biçilmez değerinin ifadesi,  

İman ve vatan uğruna can veren şühedanın şehitlik beratı,  

Milleti millet yapan değerler cümlesi olan İstiklal Marşımızda Akif’in deyimiyle ifade edersek: 

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı! 

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. 

Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. 

Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı. 

Nitekim atalarımız da öyle yapmış ve vatanı bizler için yurt kılmıştır. 

“Biz, Tuna nehrinden Abdest alıp Viyana önlerinde Namaz kılan Ecdadın torunlarıyız!” 

“Biz, Ben, devletime isyan edenle mücadele ediyorum. İsyan eden kişi tek oğlum Süleyman bile olsa tereddüt etmeden kellesini alırım! Diyen Yavuz Sultan Selim Hanın torunlarıyız. 

“Biz, Dün, sana meydan okuyanlara karşı Malazgirt’te Düşmana meydanı dar edenlerin; 

  • Dün, Bizans’ın surları aşılamaz, hiçbir güç bunun önünde duramaz dendiği bir anda bağrından nice Fatihler çıkararak İstanbul’a hakim olanların; 
  • Dün, yedi düvel toplanarak üzerine geldiğinde, hasta adam ilan edildiğinde Çanakkale Geçilmez dedirenlerin; 
  • Dün, Vatan topraklarımızı kendi aralarında bölüşüp parçalamak üzere planlar yapanlara karşı duran Sütçü İmamlar, Yörük Aliler, Nene Hatunlar, Şerife Bacılar olarak “Vatan Bölünmez” diyenlerin;   
  • Dün, vatan evladı ataların bu toprakları kanlarıyla sulayan, Canlarını seve seve bu topraklar için feda edenlerin;  
  • Dün, Esaret altında kalmaktansa ölmeyi şeref sayarak şehid olanların torunlarıyız 

“Biz, Bugün, Sütçü İmamların, Yörük Alilerin, Nene Hatunların, Şerife Bacıların evlatları meydanlara inerek darbenin karşısında yek vücut olduklarını hainlere ve tüm dünyaya haykıranlarız.  

  • Bugün, insanlık, imanlı yüreklerin sala çağrılarıyla yüreklerinin çırpınışına şahit olduğu kimseleriz. 
  • Bugün, insanlık, kardeşlik, birlik ve beraberliğin tanklara meydan okuduğunu, ağır silahlar karşısında yeni destanların nasıl yazıldığına şahitlik ettirenleriz. 
  • Bugün, insanlığa, hainlerin, zalimlerin, kim olduğunu, nasıl çalıştığını, dini nasıl parçaladığını, izzet ve şerefin nasıl heba edildiğini bir kez daha gösteren vatan evlatlarıyız. 

“Biz, Savaşa giderken abdest alıp kendisini Allah’ına adayan temiz elbiselerini giyip arkadaşlarıyla helalleşerek canını seve seve vermeye koşan Mehmetçiğin emaneti vatanın bekçileriyiz.” 

“Biz,  

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli: 

Değmesin ma’ bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! 

Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli- 

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.  

Diyen Asımın Nesli, Akif ruhlu insanların, dava adamlarının evlatları ve kardeşleriyiz. 

“Davamız göklerde dalgalanan sancak, biz allah’ın huzurunda eğiliriz ancak.” 

Biz atalarımızın izinde, cennet vatanımızda, bayrağımızın gölgesinde, ezanların şahitliğinde, Salaların dirilttiği bir ruh yapısıyla dünden daha güçlü, daha özgürüz. Yarınlar, milletimize umut vadediyor, heyecan katıyor.  

 

Türkiye Cumhuriyeti
Adıyla, Şanıyla,
Al Bayrağı ve Ay Yıldızıyla,
Minarelerinden yükselen Ezanıyla,
Ümmete verdiği umut ve Heyecanıyla,
Şerefli Ordusuyla,
Tarihi Birikim, Tecrübe ve Mirasıyla,
Mazlumlara Kucak açmasıyla,
Başkan ve Milletiyle Büyük bir Devlettir
Elhamdülillah
https://t.co/JwQ37vEWPS

Written by İdris YAVUZYİĞİT

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.