HÂL Mİ KÂL Mİ?

“Onlardan birçoğunun günaha girmede, haksızlık etmede ve haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür! Bâri din adamları ve âlimleri onları yalan söylemekten ve haram yemekten men etselerdi. Bu yaptıkları ne kötüdür!”

(Maide, 5/62-63)

Benim Kıymetli Dostum!

Sevgili Hocam sözüm sanadır…

Hâl Dilin Kâl Diline hakim olmalıdır. Toplumsal şuurun oluşabilmesi için konuşan insanlardan çok yaşayan insanlara ihtiyaç duyulduğu unutulmamalıdır. Zira Din bir hayat nizamıdır. Nice insanların sözleriyle hayatlarının uyuşmadığı malumdur.

Efendimizi örnek aldığını, onu anlattığını ifade eden Din Hizmetkarlarının toplumun en büyük örneği olduklarının bilinciyle hareket etmesi gerekir. Hiç bir kimse sorumluluktan kaçamaz. Efendimizin hayatında olmayan hiç bir davranışın sözüne yansımadığı, yapmadığı/yapamayacağı bir şeyi paylaşmadığı, altından kalkılamayacak sorumluluklar yüklemediği, insanlara yük olmadığı, herhangi bir beklenti içerisine girmediği, sadece sahih bilgiyi insanlara aktardığı bilinen bir gerçek olduğu halde neden bizler olmazlar peşinde koşmaya, zora sokmaya, korkutmaya, tehdit etmeye, din dilini zorlaştırmaya gidiyoruz.

Bireysel ve toplumsal gelişim, değişim, ihtiyaç, ilişki ve dönüşümün en önemli etkeni “bilgi”dir. En doğru bilgi kaynağı da Vahiydir. Çağın her tür ihtiyacına cevap verecek, insanı ve insanlığı kuşatacak en mükemmel, eksiksiz, hayatı tamamıyla kucaklayabilecek, her türlü soruna çözüm olacak ve yaşanılabilir din İSLAM’dır.

Sen bilgilendikçe inanacak, inandıkça değişecek, dönüşecek ve dirileceksin ki insanlıkta değişip dönüşebilsin. Hocaaaaaam Önder olmak için Örnek olman gerekir. Unutma ki Şeytanla Adem arasındaki fark bilginin hayata yansımasıdır.

Selam ve Dua ile

Written by İdris YAVUZYİĞİT