10-16 Mayıs Engelliler Haftası
Allah insanlara sayısız nimetler bahşetmiştir.
Bizlere sunulan nimetlerin en başında sağlığımız gelmektedir. Rahat, huzurlu ve mutlu bir hayat geçirmenin en temel yolu sağlıktan, sağlıklı olmaktan geçer. “Hepimiz yüce yaratıcı tarafından
birbirimize emanet edilmiş canlarız…”
o yüzden birbirimize sahip çıkmak ve haklarımıza riayet etmek durumundayız.

Engelli kardeşlerimiz, canlı bir ayettir.

Zihinsel engelli kardeşllerimiz, dünyanın ve cennetin hediyeleridir.

Elhamdulillahi ala külli hal ve sive’l-küfri ve’d-dalal /Küfür ve dalalet hali hariç, her hal için Elhamdulillah diyebilmek ne büyük bir erdemdir.

Zira her birimiz Allah katında eşitiz.
Dünya hayatında insanın sahip oldukları da olmadıkları da bir imtihan vesilesidir.
اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰیكُمْ
“Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır” (Hucurat 13)

ِنَّ اللَّهَ لَا يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأَمْوَالِكُمْ وَلَكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأَعْمَالِكُمْ
“Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. O sadece sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.” (Müslim, Birr, 33)

Yüce Allah, insanları servetleri, ırkları, renkleri, cinsiyetleri, dilleri, nesepleri, fizyolojik yapıları, engelli veya sağlıklı oluşları açısından değerlendirmez.
Onları îman, sâlih amel, güzel ahlâk, ibadet ve itâatleri veya inkâr, şirk, nifâk, isyan ve kötü davranışları, bela, hastalık ve musibetlere karşı sabr; takva veya zulüm sahibi olup olmamaları açısından değerlendirir.

KUR’AN, ENGELLERİN MANEVİ OLANLARINA AĞIRLIK VERMEKTEDİR
“Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır.
Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar;
gözleri vardır, onlarla görmezler;
kulakları vardır, onlarla işitmezler.
İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır..” (Araf, 7/179)
Yani sağırdırlar hakkı duymazlar.
Hakkı duyamayınca hakikati görmezler,
bu ikisini yapmayınca hakkı konuşamazlar.
Kör denilince insanın gözüne değil, gönlüne bakalım. Yeter ki gönüller kör olmasın. Gözü görmeyenin elinden tutup gidersiniz. Ama, kalp gözü görmeyenin elinden nasıl tutacaksınız.

10-16 Mayıs Engelliler Haftası 2
Nice insanlar var, gözleri görmez, elleri tutmaz, dilleri konuşmaz, kulakları işitmez, böbrekleri çalışmaz, nefes alamaz, ayakları gitmez, mideleri yediklerini öğütmez, dişleri çiğnemez…
Haline şükret dostum beterin beteri var
der eskiler.

“Sizden biriniz kendisine gelen bir sıkıntıdan dolayı ölümü iste­mesin. Fakat “Ey Allah’ım hayat benim için hayırlı olduğu sürece be­ni yaşat. Benim için ölüm daha hayırlı olduğu zaman da canımı al” desin. (Ebu Davud, C. H.no:3108)

“Harâbât ehline hor bakma şâkir
Defineye mâlik virâneler var” (Erzurumlu İbrahim Hakkı)

Dış görünüşü itibariyle önemsemediğimiz veya engelli diye eksik baktığımız nice kimseler vardır ki; zengin ve diri bir gönül yapısıyla Allah katında bizlerden çok değerlidir.

BİZİM İÇİN RAHMET VESİLESİ OLANLAR
Peygamber Efendimiz, engelli kimselere yapılacak her türlü iyilik ve yardımı sadaka olarak değerlendirmektedir.

“Âmâya rehberlik etmen,
Sağır ve dilsize anlayacakları bir şekilde anlatman,
İhtiyacı olanın ihtiyacı için yardımcı olman,
Derman arayan dertliye yardım için koşuşturman,
Koluna girip güçsüze yardım etmen,
Konuşmakta güçlük çekenin meramını ifade edivermen,
bütün bunlar sadaka çeşitlerindendir”
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5, 168-9)

Ebû Hureyre ve îbn Abbâs: Resûlullah (s.a.v.) bize bir hutbe îrâd ettiler. (Konuşması içerisinde şu ifadelere de yer verdi):

“Kim bir hastayı ziyaret ederse, evine dönünceye kadar attığı her adım için kendisine yetmiş bin hasene yazılır ve yetmiş bin günah silinir. O kişi yetmiş bin derece yükseltilir ve kıyamet gününe kadar onu ziyaret eden ve ona istiğfarda bulunan yetmiş bin melek verilir. Kim de bir hastanın bir gün ve bir gece hizmetini görürse Allah Teâlâ onu Halil İbrahim ile haşreder ve sıratı şimşek hızında geçmesini bahşeder. Kim de bir hastanın ihtiyacı için koşuşturursa annesinden doğduğu günkü gibi bütün günahlarından sıyrılır.” Ensâr’dan bir zât şöyle dedi: “Şayet hasta, yakını ya da ailesinden biri ise?” Şöyle buyurdu: “Yakınının ihtiyacını görmek üzere koşuşturan kimseden daha büyük ecir sahibi kim olabilir?!” (El-Metalib ul-Aliye, C.2. H.no:2435)

EY ENGELLİ YAKINI KARDEŞLERİM!
İMTİHANIN AĞIRLIĞI SANA BİR LÜTUF OLABİLİR

Engelli olan kişiye Hoş Ve Güzel Muamelede Bulunmalı
Kendini Engelli Yerine Koyarak Hareket Etmeli
Engellinin Bulunduğu Odanın Cennete Açılan Bir Kapısının Olduğunu Bilmeli
Engellinin Duasını Almalı
Melekler Engellinin Bulunduğu Yerde Engelliye Dua Ederler
Allah Engelli Vesilesiyle Yakınlarını İmtihan Ediyor
Engellinin Yanında Hayır Konuşmalı, Dua Etmeli
Engellinin İbadetlerine Yardımcı Olmalı
Engellinin davranışlarına, hal ve hareketlerine Sabretmeli Yarın kimin başına ne tür sıkıntıların geleceğini hiç birimiz bilemeyiz.
Aynı durumla karşılaştığımızda bize nasıl davranılmasını istersek, bizde aynı davranışları sergilemeliyiz.

Written by İdris YAVUZYİĞİT