ALLAH’IN SEVDİĞİ İNSANLARDAN OLABİLMEK

Sevgi, etrafındakiler için aydınlatan bir ışık, yıkayıp arındıran bir Rahmet, besleyip büyüten bir gıda, kazandırıp  zengin eden bir sermaye demektir. Sevgi; bütün güzelliklerin tohumudur. Sevgi; ilahi bir tılsımdır.

Allah sevgisi; Hiçbir karşılık beklemeden sevgiyi var edip insanların arasına koyan Allah Teâlâ’ya tabi olmak, Ona itaat etmek, Onun her işini güzel görmek, onun dostlarını dost düşmanlarını düşman bilmek, kısacası onun rızası için yaşamaktır.

Hasan-ı Basri: “Rabbini bilen O’nu sever”

İnsanların öncelikli görevi: Allah’ı tanımak ve tanıdığı ilahını en kalbi duygularla sevmektir.

Allah, Rahman’dır, Rahim’dir, insanlara ve bütün canlılara sonsuz şefkat ve merhametiyle muamele etmekte olup Yarattığı insanlardan O’na inanmayanları dahi yedirip içirmektedir.

Allah Teala tarafından sevilmek, dinimizin bizi ulaştırmak istediği en büyük hedeftir.

“Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O’na saygı gösterenler) içindir.” ( 98/Beyyine 8 )

Bir insanı, Allah’ın sevdiğini gösteren en büyük delil, insanın peygambere uymasıdır. Zira Kuranı Kerim’de “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” (Ali İmran 31) buyurulmak sureti ile bu gerçeği bizlere bildirmektedir.

İbnu’l-Arabi: “Allah’ın Hz Muhammed (s.a.v.)’e  “habibim” demesi, İslam’ın sevgi dini olduğunu gösterir” der​. Peygamberimiz Allah’ı sevme hususunda bize en güzel örnektir. Onun hayatını incelediğimizde, Allah sevgisinin hayatının her alanını kuşattığını göreceğiz. Allah’ı sevmede, O’na güvenmede, O’na itaat etmede, O’nu zikretmede örnek alınacak insan efendimizdir.

Sevgi, ruhun gıdasıdır. En makbul, en değerli sevgi hiç şüphesiz Allah’ın sevgisidir. Allah, insanlığı sevdiği için yaratmıştır ve halen salih kullarını da sevmektedir. Allah’ın sevgisini kazanmayı, hem en büyük hedef, hem de en büyük nimet olarak görmek gerekir. Çünkü Allah’ın sevgisini kazanmak, en büyük şeref ve en büyük mutluluktur.

Ashaptan biri şöyle bir olay anlatır: “Bir çalılığın içinde bir kaç kuş yavrusu gördüm. Onları aldım ihramımın içine koydum. Biraz sonra anneleri geldi. İhramın üzerinde dolaştı durdu. Ben ihramımı açar açmaz o da yavrularının yanına girdi.”

Peygamberimiz anlatılanları dinledikten sonra: “Anneliğin şefkatinden hayret mi ediyorsunuz. Beni gönderen Allah’a yemin ederim ki, Allah Teâlâ kullarını, bir annenin yavrularını sevmesinden daha fazla sever” ( Şiblî, İslâm Tarihi, Asrı Saadet, İstanbul, 1928, c.2, s, 857)

Sevgi kalplerin canı, ruhların gıdasıdır. Sevmeyen kalp ölüdür. Bütün sevgiler, o duyguyu var edene, onu kalbimize koyanadır. Kur’an’da insanın Allah’ı, Allah’ın da insanı sevmesinden, Allah’ın sevdiği ve sevmediği insanlardan ve amellerden söz edilmiştir.

Allah’ın güzel isimlerinden biri de “Vedûd” dur.  “Vedûd”: Mümin kullarını çok seven, güzel amelleri sebebiyle onlardan razı olan, ihsan eden, onları öven anlamındadır. Allah yarattığı kullarını sever ve onlara değer verir.

Ömer b. El-Hattab (r.a.) anlatıyor: Peygamberimizin huzuruna Havazin kabilesinden birtakım esirler gelmişti. Bunların içinde emzikli bir kadın vardı. Çocuğunu kaybetmişti. O, göğsüne biriken sütü esirler arasındaki çocuklara veriyor, emziriyordu. Bu kadın esirler arasında kendi çocuğunu bulunca  hemen onu alıp bağrına bastı ve derin bir sevgi ile çocuğunu emzirmeye başladı.

Bu yüksek şefkat ve sevgiyi görünce Peygamberimiz bize: “Şu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz?” buyurdu.

Biz: “Hayır, atmamaya gücü yettiği sürece atmaz” dedik.

Bunun üzerine Peygamberimiz: “İşte Allah Teâlâ kullarına bu kadının çocuğuna olan sevgi ve şefkatinden daha merhametli ve şefkatlidir” buyurdu. (Buhârî, Edep, 18)

Efendimiz buyururlar ki; “Allah, sevdiklerini cehenneme koymaz” (Ahmed İbn Hanbel, III, 225)

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Allah Teâlâ bir kulu sevdiği zaman Cebrâil’e:- “Ben filanı seviyorum onu sen de sev!” diye emreder.

Cebrâil onu sever ve sonra gök halkına: “Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz”, diye seslenir. Gök halkı da o kimseyi sever, sonra yeryüzündekilerin kalbinde o kimseye karşı bir sevgi uyanır.

Allah Teâlâ bir kula buğzettiği zaman, Cebrâil’e:  “Ben, filanı sevmiyorum, onu sen de sevme!” diye emreder. Cebrâil de onu sevmez.

Sonra Cebrâil gök halkına: “Allah filan kişiyi sevmiyor, onu siz de sevmeyin” der. Göktekiler de o kimseyi sevmezler. Sonra da yeryüzündekilerde o kimseye karşı bir kin ve nefret uyanır. (Müslim, Birr 157)

Allah tarafından sevildiğini hissedenler, nimetin ve şerefin en büyüğüne ulaşma yolunda olduklarını bildiklerinden daima kendilerini, rahat ve huzurlu hissederler. Allah’ın rahmetinin ve desteğinin berdevam olduğu kanaatiyle kendilerini güvenlikte hissederler. Zorluklar karşısında sabırlı olurlar, metin olurlar.

“Kahrın da hoş, lütfun da hoş” deme olgunluğuna erişirler. Allah’ın sevdiği kullar, toplumda da sevgi ve saygının kaynağı olurlar.

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın sevdiğini bildirdiği insanların özelliklerini sıralayarak ve dua ile yazıma son vermek istiyorum.

ALLAH; İman Edip Güzel Amel İşleyen, İhsan Şuuruyla Hareket Eden, İyilik yapmayı ilke edinen, Peygambere Tabi Olan, Sözünde Duran, Allah’tan Gereği Gibi Sakınan, Adaletten hiçbir şekilde ayrılmayan, her hal üzere Sabreden, Allah’a Tevekkül Ederek Güvenen, Maddi Ve Manevi Temiz Olanları sever.

Allah İçin Mücadele Eden, Allah İçin Harcayan, Allah İçin Öfkesini Yenen ve Affedenleri, İhlâs Suresini çok Okuyan, Sabah Namazında Cemaat Olan, İnsanlara Faydalı Olan, Ahlakı Güzel Olan, Allah’a Kavuşmayı Arzulayan, Gönlü Zengin, Doğru Sözlü Ve Emin olanları ve Allah İçin Birbirini Sevenleri sever.

Hz. Peygamberin bir hadisinde zikrettiği Davut aleyhi’s-selâm’ın duasını sizlerle paylaşmak istiyorum: “Allah’ım, senden senin sevgini ve seni sevmeyi ve senin sevgine beni ulaştıracak amelleri dilerim…” (Tirmîzî, Daavât , 73)

Düşünsenize Allah sizi seviyor. Sırtınız yere gelir mi? Darda kalır mısınız?

Selam ve dua ile.

İdris YAVUZYİĞİT

Written by İdris YAVUZYİĞİT